Takke düştü kel göründü…

Çetin Soysal
Sevgili dostlar,
Âşık Mahsuni’nin dediği gibi:
“Yoksulun sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi söylemesem mi?”
Ben de son yaşanan ve içimi acıtan tartışmalara, söylenenlere “sessiz mi kalsam” yoksa “karşı duruş mu sergilesem” diye uzun uzun düşündüm.
Elbette sessiz kalamayız, kalmamalıyız. Artık takke düştü kel göründü…
Yaşanan bunca yokluk, yoksulluk ve yolsuzluğun üzerini örtmenin yeni bir yolu, yöntemi olarak bugüne kadar dolaylı olarak arkadan dolanıp Mustafa Kemal’e dil uzatanlar, artık çok açık ve net bir biçimde kendilerini teşhir etmeye başladı. Milli görüşü reddedenler, ”Mustafa Kemal Atatürk CHP’nin tekelinde değildir” diyenler yıllardır dolaylı olarak Mustafa Kemal’e dil uzatıyordu. Şimdi takke düştü kel göründü. Yoksulluğu ve yolsuzluğu, yetim hakkı yemeyi örtbas etmek isteyenler yeni tuzaklar kurarak Mustafa Kemal ve arkadaşlarını yerden yere vuranlar bugün öyle bir oyun oynamaktadırlar ki “Hz. Muhammed mi Mustafa Kemal mi?” tercihini dile getirecek kadar büyük bir aymazlık içindeler. Mustafa Kemal’in gençliğe hitabı ayet midir? Haşa! Asla değildir. Hz. Muhammedimiz, Mustafa Kemalimiz tercihi haşa, asla yapılamaz. Hz. Muhammed S.A.V. bizim dini önderimiz, peygamberimizdir. Tartışmayız ve tartıştırmayız. Bu benzetmeler büyük ve hain tuzaklardır. Elbette ki Mustafa Kemal de;
Büyük ulusal ve bağımsızlık mücadelesi vermiş,
Bir ümmeti ulusa dönüştürmüş,
Kuldan yurttaş yaratmış,
İşgalci güçlere ve emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi vermiş
ulusal önderimizdir.
Yurdumuzda bugün ezan sesleri duyuluyorsa, yurdumuzda bugün o ezan seslerinin duyulmasını sağlayan, Büyük Kurtuluş Mücadelesini vermiş Başkomutandır. Atatürk’ün gençliğe hitabını okuyalım:
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Bugünü yansıtmıyor mu? Büyük bir ileri görüşlülük değil mi?
Hz. Muhammed hepimizin peygamberi, Kuran-ı Kerim İslam âleminin mukaddes kitabıdır. Bugün Mustafa Kemal’e dil uzatanlar bir karşılaştırma yapacak ise, Damat Ferit Paşa’yı savunanlardır. Sevr’i savunanlardır. Halifeci, ümmetçi bir anlayışı savunanlardır. Bu anlayışa karşı özgür birey demokratik toplum ilkesine, Büyük Devrimci Mustafa Kemal’e ve onun ilkelerine sonuna kadar sahip çıkacağız. Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti sahibi olmaya devam edeceğiz. Ortaçağın karanlığında kalmış ümmetçi yobazlığa karşı aydınlık Türkiye’nin savunucusu olmaya inadına devam edeceğiz.
Geçmişte mücahit olup, sonra müşahit olup, arkasından müteahhit olup her işe müsait olanlar, halkın sırtından oligarşik zenginliklerini yaratanlar, yolsuzlukla pislenenler yüce dinimizi kullanarak halkımızı uyutamayacaklar. Bu inançla kararlılıkla o Büyük Kurtuluş Mücadelesini verenler ve cumhuriyetimizi kuranlardan aldığımız güçle mücadelemiz devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir sahipsiz olmayacaktır.
Çetin Soysal
Bana ulaşmak için : cetin.soysal@konsensushaber.com









